İki Hidrojen ve bir Oksijen atomundan oluşan ve bize çok basit bir yapıymış gibi gelen "SU" gerçekten de öyle düşündüğümüz gibi basit bir madde mi? İnsan bedeninin yaklaşık olarak %60–70 ini oluşturan, basit enzimatik reaksiyonlardan en komplike yapıların oluşumunda yer almasına kadar insan vücudunda birçok önemli görevler üstlenmiş bir yapıdır, su. Hayatın vazgeçilmez kaynağı ve olmazsa olmazıdır. Bir insan açlığa günlerce dayanabilmesine rağmen susuzluğa yalnızca birkaç gün dayanabilmektedir. Suyun hayatımız için olan önemi tabii ki saymakla bitmez. Ancak, genel olarak suyun sağlığımız ve hayatımız için gereğini kısaca şöyle sayabiliriz. İnsan vücudunda kanın büyük bir bölümünü su oluşturmakla birlikte kaslarda, eklemlerde, akciğerde ve beyinde yüksek oranda bulunmaktadır. Su, vücudun sıcaklığını düzenlemekle birlikte organların ihtiyacı olan besin ve oksijeni taşıyıp zararlı maddeleri de vücuttan uzaklaştırmaktadır. Besin artıklarının barsakta kolay bir şekilde ilerleyip atılmasını, vücuttan etkili bir biçimde uzaklaştırılmasını sağlamakta bu vesile ile de kabızlık sorununu da çözmektedir. Yani su, en iyi, saf, katıksız, yan etkisi olmayan ve en ucuz “detox” (zehirsizleştirici) maddesidir. Bunun yanında metabolizmayı da düzenlemektedir. Su, ayrıca hastalıkların önlenmesinde de çok önemli bir role sahiptir. Örneğin, günlük ihtiyaç miktarında su içilmesi böbrek taşlarının oluşumunu, kolon ve mesane kanser riskini de önemli derecede azaltmaktadır. Bunlar sadece suyun insan vücudu için olan önemini gösteren örneklerden sadece bazıları. Ayrıca, temizlik aracı olarak suyu kullanmamız da sağlığımız için çok önemlidir. Çok basit olarak el yıkamakla elimizde bulunan ve çıplak gözle görülemeyen mikroorganizmaları temizleyebilmekte ve enfeksiyon hastalıklarından da korunmuş olmaktayız. Bu bağlamda, insanların da özellikle çocuklarımızın da bu yönde eğitilmesi gerçekten çok önemlidir. Yine, yediğimiz besinlerin, yaşadığımız yerlerin en etkili şekilde temizlenmesi de ancak su ile mümkün olabilmektedir. Bir insanın günlük ihtiyacı yaklaşık olarak 8 su bardağı sudur (ortalama 2 lt.). Ancak, bu miktar bireyin aktivitesi, hava sıcaklığı gibi koşullara göre ayarlanmalıdır. Özellikle, gelişme çağında olan çocukların su ihtiyacı daha fazla olup, eksikliğinde beden ve zihinsel gelişme geriliğine neden olabilmektedir. Yaşlı insanlarda da susama hissi azalacağından susamayı beklemeden yeterince su almalıdırlar. Aksi takdirde, çocuk ve yaşlılarda susuzluğun etkileri daha şiddetli bir şekilde ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca, insanın ihtiyacını karşılayacak ve susuzluğunu giderecek en sağlıklı, en temiz içecek içerisinde birçok zararlı katkı maddesi bulunduran yapay içecekler değil, sadece içme suyudur. Hayatımızda bu kadar önemli bir yeri olan suyun, saydığımız olumlu etkileri gösterebilmesi için alınan miktarı kadar kalitesi de çok önemlidir. İçme suyu temiz, zararlı maddelerle veya atıklarla bulaşmamış olması gerekmektedir. Özellikle içme sularına arsenik, cıva, kurşun gibi ağır metallerin bulaşmış olması durumunda insan vücuduna çok ciddi zararlı etkileri olabilir. Bu maddeler, büyüme ve gelişmenin durması, organ hasarı, kanser ve hatta ciddi olgularda ölüme de neden olabilmektedir. Hayatımızın vazgeçilmezi olan suyun insan hayatına ve sağlığına olan etkisi sayılamayacak kadar fazladır. Suyu yeterince kullanalım ve sağlığımızı koruyalım. Bu denli önemli bir maddenin kıymetini bilmemiz gerekir ve ileride damlasına dahi muhtaç olabileceğimizi düşünerek, israftan kaçınmamız ve bu konuda çevremizi bilinçlendirmemiz gerekir. |